Brian De Palma çok iyi bir yönetmen zaten, Scarface’den biliyoruz. Scarface estetiği de 80’lere damgasını vurmuş yani, bunu tartışmaya bile gerek yok. Ama Carrie’ye baktığımızda durum biraz daha farklı. Bu filmde teknikler, kamera açıları, kadraj kurulumları ve kompozisyon kullanımı ne kadar iyi olsa da filmde garip, böyle sisli, bulanık bir hava var. De Palma’nın kamera kullanım biçimi ve görsel tercihleri, ortama öyle garip bir pus katmış ki izlerken sisli atmosferin içine çekiliyorsun. Film teknik olarak döktürüyor ama bir yandan da insanı garip, rüya gibi ama rahatsız edici havanın içinde tutmayı başarıyor ama dediğim gibi bi dandiklik var.
Korku Elementleri ve Hikaye Yapısı
Filmde zaten korku, doğaüstü şeyler en sonlarda bağlanıyor. Bütün gariplikler, Carrie’nin içinde birikenler ve filmin başından beri arkada çaktırmadan büyüyen tekinsiz hava, final noktasına doğru inanılmaz bir şekilde birleşiyor. Başlarda neyin nereye varacağını izlerken adım adım hissediyorsun ama doğaüstü boyutun finalde patlaması ve hikayenin o noktaya bağlanış biçimi gerçekten çok temiz işlenmiş.
Anne ve Evdekiler
Tabii filmin en sinir bozucu, insanı çileden çıkaran yeri evdeki dinamik. Annesi klasik yobaz Hristiyan. Kendi saplantılarını, bağnazlığını, kafasındaki hastalıklı dünyayı kızının hayatına resmen bir karabasan gibi çökertiyor. Okulda kızın yaşadığı zorbalıklar falan zaten ayrı bir dert ama evdeki kadının tavırları, din adı altında uyguladığı psikolojik şiddet insanı gerçekten delirtir. Kızın üzerindeki baskıyı ve yobazlığın geldiği boyutu gördükçe sinirlenmemek elde değil. Filmin en sert ve adamı geren tarafı tam olarak bu zihniyet.
Balo Sahnesi ve Kova Gerilimi
Brian De Palma’nın iyi bir yönetmen olduğu zaten bu kova dökülme sahnesindeki gerilimde hissediliyor. Balo sahnesinde kovanın oradaki duruşu, De Palma’nın sahneyi çekim biçimi, kurgudaki ritim ve zamanı uzatış tarzı resmen gerilim dersi. Kovanın dökülme anına kadar geçen sürede hissettiğin gerilim, yönetmenin ne kadar büyük bir usta olduğunun kanıtı. Neler olacağını bilsen bile sahnede tırnaklarını kemirerek ekrana bakıyorsun.
Genel Değerlendirme
Sonuç olarak Carrie, De Palma’nın sinematografik dokunuşlarıyla, garip sisli havasıyla ve sonlardaki sağlam patlamasıyla kesinlikle izlenmesi gereken, zamansız bir korku ve Stephen King filmi.
Carrie (1976) İncelemesi ilk olarak FRPNET‘te yayınlandı.